Çocuğum Duygularını İfade Etmiyor, Ne Yapabilirim?
Birçok ebeveynin çok iyi bildiği cümleler vardır: “Bir şey yok.” “İyiyim.” “Bilmiyorum.” Çocuğunuzun içinizi merakta bıraktığını biliyorum. Bu yazıda, çocuğun duygularını paylaşmakta zorlanmasının olası nedenlerini ve evde uygulayabileceğiniz küçük ama etkili adımları konuşacağız.
“Bir şey yok” dediğinde ne oluyor olabilir?
Çocuklar her zaman duygularını kelimelere dökecek kapasitede olmayabilir. Bazen yaşadıkları duyguyu tanımazlar, bazen de paylaşmanın güvenli olduğunu hissedemezler. Duyguları konuşmak, yetişkinler için bile zor bir konu olabilir.
Çocuğunuzun suskunluğu çoğu zaman “umursamazlık” değil, “nasıl anlatacağını bilememe” halidir. Bu yüzden ilk adım, meraklı ve sakin bir yaklaşım geliştirmektir.
Duygu paylaşımı neden zor gelebilir?
Her çocuğun mizacı farklıdır. Bazı çocuklar içe dönük olabilir, bazıları ise duygularını oyunla ifade eder. Ayrıca geçmişteki deneyimler, aile içi iletişim tarzı ve okul ortamı da etkili olur.
- “Yanlış bir şey söylerim” kaygısı yaşayabilir.
- Duyguları konuşmanın “ayıp” ya da “gereksiz” olduğunu düşünebilir.
- Önce düşünmek için zamana ihtiyacı olabilir.
- Hayal kırıklığı yaşadığında içine kapanmayı tercih edebilir.
Günlük hayatta paylaşımı davet etmek
Çocuğunuza “Hadi anlat” demek yerine, küçük davetler daha işe yarar. Bu, baskısız bir merak duygusu yaratır. Gün içinde kısa ama düzenli sohbetler, duygular için bir alan açar.
- “Bugün okulda seni gülümseten bir şey oldu mu?” gibi yumuşak sorular sorabilirsiniz.
- Birlikte yürürken ya da araçta konuşmak, yüz yüze baskısını azaltır.
- Resim yapmak, oyun oynamak, duyguları dolaylı anlatmayı kolaylaştırır.
Ebeveyn olarak duygusal dili modellemek
Çocuklar en çok gördüklerini öğrenir. Siz kendi duygularınızı basit ve anlaşılır şekilde paylaştıkça, çocuğunuz da bunu normalleştirebilir. Bu, “drama” yapmak değil, duyguları tanımaktır.
Örneğin “Bugün işte biraz yoruldum, bu yüzden sakinleşmeye ihtiyacım var” gibi kısa açıklamalar, hem güvenli bir örnek olur hem de duyguların konuşulabilir olduğunu gösterir.
Paylaşım için güvenli alan oluşturmak
Çocuklar en çok yargılanmadıklarında açılır. Dinlerken hemen çözüm üretmek yerine, önce anlamaya çalışmak önemlidir. “Öyle hissetmen normal” cümlesi bile çok güçlü bir destektir.
Çocuğunuz konuştuğunda, küçük de olsa onu takdir etmek, “Bunu benimle paylaştığın için teşekkür ederim” demek, paylaşma davranışını güçlendirir.
Ne zaman profesyonel destek düşünülmeli?
Uzun süreli içine kapanma, uyku ve iştah değişimleri, yoğun öfke patlamaları ya da okulda belirgin sorunlar gözlemleniyorsa, bir uzmandan destek almak faydalı olabilir. Bu, “bir sorun var” demek değil; çocuğa ek bir güven alanı sunmaktır.
İzmir’de yaşıyorsanız, Psikolog Samet İçaçan ile görüşerek çocuğunuza uygun bir destek planı oluşturabilirsiniz. Her çocuğun ritmi farklıdır ve bu süreçte sabırlı olmak çok değerlidir.
Kapanış: Küçük adımlar, büyük güven
Çocuğunuzun her zaman anlatmak istememesi normaldir. Önemli olan, onun duygularına saygı duyan ve yanında olduğunu hissettiren bir duruşu sürdürmektir. Zamanla, “Bir şey yok” cümlesinin yerini daha açık paylaşımlar alabilir.
Unutmayın, bu süreçte yalnız değilsiniz. Uygun olduğunda destek almak, hem sizin hem çocuğunuz için rahatlatıcı olabilir.